ORTADA KUYU VAR, YANDAN GEÇ
Mart 19, 2009 Yayınlayan: admin
Kategori : Sabahattin TALU
Ne oldu?u, kim oldu?u, kim tarafından oldu?u, nasıl oldu?u, niye oldu?u, ne anlam? oldu?u, kim tarafından yönlendirildi?i halen anla??lamayan, sırasıyla muhabir, gazeteci, istihbaratç? ve son olarak haham gibi s?fatlara haiz ve ?u an Kanada’da ya?ayan Tuncay Güney adlı ?ah?s ortaya çık?verdi.
Haham Güney, “Ergenekon” soru?turmas? kapsamında tutuklu bulunan bazı emekli TSK mensuplarının, geçmiş dönemde Güneydoğu’da işlenen faili meçhul cinayetlerin sorumlusu olduklarını ve cesetlerin Silopi’de bulunan BOTA?’a ait “Asit Kuyular?”na atıld??ını iddia ederek, bazı televizyon kanalları vas?tasıyla kamuoyuna açıkladı.
1990 ve 1999 yılları arasında Devlet’e çal??an, bugün ise örgütün organizesiyle ?sveç’e kaçarak PKK güdümüne giren, eski PKK itirafç?s? Abdülkadir Aygan da, yay?mlad??? kitabında, “Devlet tarafından o dönemde PKK’lı oldukları gerekçesiyle 600 insanın öldürüldüşünü ve bunlardan 28’inin cesetlerinin Silopi ve Cizre’deki kuyulara atıld??ın?” iddia etmi?, ancak yapılan ara?tırmalardan ciddi bir sonuç alınamam??t?.
Aygan’ın geçmişteki iddialarına Güney’in taze açıklamaları da eklenince, ??rnak ve Diyarbakır Baroları ile Diyarbakır ?HD ?ubesi’nin ba?vuruları sonucunda, Silopi Cumhuriyet Ba?savcıl??? tarafından soru?turma ba?latıldı.
Ba?vuru sahipleri, “Ölüm kuyular?” adını verdikleri asit kuyularının bir an önce açılarak, sorumluların cezalandırılmasını, DTP de, “İşte tam f?rsat!” diyerek, kayıpları bulunan tüm ailelerin ba?vuru yapmalarını istedi.
Ne acı değil mi; Devlet’i, kurumların?, bazı ?ah?slar?, b?rakın bunlar?, herhangi bir şeyi suçlamak adına ve bunu ispat etmek adına, ceset çıkmasını, belki de elleri ovu?turarak beklemek, istemek, arzu etmek!
Bu arada BOTA?’tan, “Silopi’de bulunan BOTA?’a ait asit kuyuları iddialarının asla gerçe?i yans?tmad???, BOTA?’ın sulama amaçlı kullan?lan kuyularının d??ında herhangi bir kuyusunun olmad???, ayrıca BOTA?’ın arazisi içinde bu tür faaliyetlerde bulunulmasının da söz konusu dahi olamayaca??” açıklamas? geldi.
Henüz soru?turma ba?latılm??, kuyuların açılmasına yeni ba?lanm??t? ki, bizim bazı malum gazetecilerimiz, romantik yazar-çizerlerimiz ve bazı siyasetçilerimiz, “Bunun bir vah?et oldu?u, bu askeri yetkililerin o bölgede yaptıklarının insanlık d??? oldu?u, me?er Devlet’in terörle mücadele adı altında bölgede cinayetler i?ledi?ini böylece ö?renmi? olduklar?” gibi suçlay?c? söylemlerde bulundular.
Yani, vah?i ve gaddar bazı askeri yetkililer tarafından, zavallı ve suçsuz insanlar öldürülüp asit kuyularına atılm??t?, onlara göre!!! Onlar da bunları sadece isnat varken ve hiçbir ispat yokken dillendirdiler.
Gerçe?i söylemek gerekirse, iddia edilen kuyulardan çok say?da ceset çıkabilece?ini ben de tahmin ediyordum, ba?lang?çta aynen onlar gibi. Ancak tek farkla.
Çünkü, genelimizin bildi?ine göre; o bölgede yüzlerce töre cinayeti i?lenmi?ti bugüne kadar ve halen devam da ediyordu. B?rakın “namus” gibi hassas bir davay?, “Topra??ma girdin”, “Suyumu aldın”, “Tavu?umu ezdin”, “Çocu?umu dövdün”, “Hayvanıma k??t dedin” gibi son derece basit gerekçelerle, aileler ve a?iretler arasında yıllardır süren “kan davalar?” ya?anm?? ve halen de ya?an?yordu. Bu nedenledir ki, “o kuyulardan çok say?da ceset çıkabilir belki” diye ben de düşünmü?tüm.
Ayrıca; Türkiye ınsan Hakları Derne?i tarafından (ki bu dernek hakkında, “örgüt yanl?s? oldu?u” gibi uzun süredir çok ciddi görüşler var) yapılan açıklamalarda, “Türkiye’de yakla??k 5000 ki?inin öldürüldü?ü ve bunlardan 1000 ki?inin kayıp oldu?u ve ölü olarak var sayıldıklar?” iddia ediliyordu.
BOTA?’a ait kuyularda kaz? çalışmaları ba?latıldı. Bu çalışmalara DTP’li belediyeler iş makineleri ile kaz?lara destek vererek özellikle katıld?lar, Baro avukatlar?, DTP’li siyasetçiler ve bazı örgüt yanda?? temsilciler i?tirak ettiler, gözlemlerde bulundular.
Sonuç; iki kemik parças? ile bir fanila parças?. ıncelenmek üzere İstanbul Adli Tİp Kurumu’na gönderildi.
Sonuç, beklentinin aksine hüsrana dönü?ünce (Kolay değil, 1000 kayıp iddiası var), arkasından hemen bazı açıklamalar geldi aceleyle.
DTP’li Ahmet Türk, “kuyuların temizlenmi? olabilece?i” iddiasını ortaya atarken, kaz?lara i?tirak ederek incelemeler yapan “Barış Meclisi” adlı olu?umun üyesi Av. Sezgin Tanrıkulu da, “Kuyuların açılmas? semboliktir. Yapılan kaz?lar, bütün faili meçhul cinayetlerin ortaya çıkt??? anlamına gelmez” dedi.
BOTA? kuyularının ardından, Silopi-Cizre karayolu üzerinde bulunan Sinan Lokantas? bölgesindeki iki kuyuda kaz?lara geçildi.
Buradaki sonuç ise; 9 kemik parças?, saç teli, kafatas? gibi insana ait örnekler ile bere ve bez parçalar?. Bunlar da İstanbul Adli Tİp Kurumu’na gönderildi.
?imdi soruyorum; madem, kuyuların önceden temizlenmi? olabilece?ini düşünüyordunuz ve madem, kuyuların açılmasını sembolik olarak nitelendiriyordunuz da, neden eski bir itirafç? ile ne idü?ü belirsiz bir ?ahsiyetin söylemlerinin arkasına tak?lİp, “çamur at izi kalsın” mant??ına s??ındınız!!!
Yoksa, “Nasıl olsa kuyuları açmazlar ve böylece de töhmet altına kalırlar” diye mi düşündünüz!!!
Yoksa amaç, sadece ve sadece dikkat çekmek ve seçimler öncesi gündeme gelmek mi idi acaba!!!
Ama, bir faydanız oldu gerçekten. Tam olarak sizin gibi düşünmeseler bile, en azından olaylara, ya?ananlara ve geli?melere son derece romantik bakan, derinlemesine bilgisi bulunmayan, de?erlendirme yapamayan veya bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan, de?erlendirme yapmaya çal??an ve bunu satan, gerçekte zavallı bazı yazar-çizer ve güya düşünür takımının yanı sıra, niyeti öteden beri herkes tarafından bilinen bazı malum ?ahsiyetleri de ortaya çıkarttınız, kamuoyunun önüne attınız.
Ortada “kuyular” vardı gerçekten, ama onlar, daha önce de oldu?u gibi yine “yandan” geçemeyip, o kuyuların içine kendileri dü?üverdiler.
Sabahattin Talu
sabahattintalu@gmail.com

Yorumlar
Ne düşündüğünüzü yazın...