SEN TEK’S?N, B?R’S?N, EN’S?N, ÇOK’SUN (!)

Mart 26, 2009 Yayınlayan: admin  
Kategori : Sabahattin TALU

SEN TEK’S?N, B?R’S?N, EN’S?N, ÇOK’SUN (!)

Eski DEP’li, yeni iş kadını Leyla Zana, yanl?? hatırlam?yorsam Diyarbakır’daki bir mitingde; “Bizim liderlerimiz; Apo, Barzani ve Talabani’dir” demişti. Yani, “Biz Kürtlerin üç lideri var” demi? ve hiçbirini birbirinden de ay?rmam??t?.

Bu söz, sadece Zana’ya ait değildi elbette. Zana’nın temsil ettiği kitle de aynı şeyi düşünüyordu, Zana dillendirmi? oldu sadece.

Oysa, Zana’nın “liderlerimiz” dedi?i Barzani ve Talabani, yıllarca birbirleriyle çat??tılar, sava?tılar, kan döktüler geçmişte ve halâ da aralarında belirgin sıkıntılar, hissedilir çeki?meler devam ediyor.

Ayrıca, 90’lı yıllarda kâh Barzani, Türkiye’nin yanında yer alarak PKK ile, yani di?er lider Apo ile sava?t?, kâh Talabani.

Tarih boyu birbirleriyle didi?mi?, çeki?mi?, sava?m?? üç liderin üçü de nasıl oluyorsa onların birbirinden ayrılmaz liderleri olabiliyor, anlamak çok güç gerçekten!

Önümüzdeki yakın süreçte, Erbil’de, bölgedeki Kürt gruplarının temsilcilerinin katılım?yla “Kürt Konferans?” adı verilen bir toplant? gerçekleştirilecek.

Öcalan, bu konferansın organizesini ABD’nin yaptığını ve konferansın amacının da ABD, bazı AB ülkeleri, Türkiye ile Irak Merkezi ve Bölgesel Kürt Yönetimlerinin ortak karar?yla PKK’nın tasfiye edilmesi oldu?unu düşünüyor. Bu nedenledir ki konferans? ele?tiriyor, ele?tirmekle kalm?yor, “Konferans sonucunda ABD politikas? gere?i teslimiyet dayatıl?rsa, PKK da me?ru direnme hakkını kullan?r ve sorumluluk benden gider” diyerek, tehditkâr bir tav?r takın?yor.

Öcalan’a göre; ABD, Türkiye, Talabani ve Barzani anla?tılar, PKK’yı bitirecekler. O halde, Zana’ların üç liderinden ikisi uçtu, elde kaldı tek lider!

Gelelim eldeki tek lidere…

Öcalan, ABD konusundaki yaptığı ele?tiri ve de?erlendirmelerin arasına, kendisi ile ilgili engin görüşlerini de serpi?tirme ihtiyacını hissediyor olmalı ki, “Ben halkım için var?m. Halkım için ya??yorum. Halkım için ölmemeliyim. Yoksa ölümden korkmuyorum” açıklamasını yapıyor.

Devam ediyor Öcalan, “Bana, yakalandıktan sonra, me?er ne kadar korkakm?? diyenler oldu. Suriye’den çıkt??ında neden da?a değil de Bat?’ya kaçtı diye ele?tirenler de oldu. Onlar anlamazlar. Ben, ABD’nin pis politikalarını önceden gördüm ve ta o zamanlar anladım. Halkım? bundan (ABD’den) korumak istedi?im için de biraz yumu?ak davranmak zorunda kaldım. Halkım için da?a değil, Bat?’ya kaçtım, çünkü ölmemeliydim, halkım için ya?amal?ydım” diyor.

Apo’nun, içinde bulunmasına rağmen yans?tmaya çal??t??? çeli?ki dolu psikolojisi, oldukça megalomanca gelmiyor mu size!

Burada, alt? çizilmesi ve pas geçilmemesi gereken çok önemli bir husus daha var. Çünkü; “CAN” söz konusu.

Demek ki Apo’ya göre da?; “ÖLÜM” demekmi? ve sırf halkı için, ölmemek için Bat?’ya kaçm??.

Peki, anladık da Öcalan, ?am’dan çıkmadan evvel, onca yıl neden bir kez olsun da?a, yani cepheye gitmemi? olabilir ki!

O günlerde de, ba?ka ba?ka “pis politikalar?” herkesten önce ve bir tek o görmü? ve anlam?? olabilir mi!

Bence aynen öyle! Çünkü Öcalan’a göre; kendisi varsa Kürtler var, kendisi yoksa onlar hiç yok! S?rf onlar için “yumu?ak” olmak zorunda kal?yor, sırf onlar için da?a değil de Bat?’ya kaç?yor. Üstelik, Suriye’deyken yanındaki adamlarına ve da?daki kadrolarına sinirlendi?i zamanlarda; “Siz aptalsınız. Kafanız hiç çal??m?yor. Geri zekâl?lar. Ben olmazsam bir b… beceremezsiniz, siz bir hiçsiniz. Ne olacak, Kürt kafal?lar” diyerek, onları a?a??lamasına rağmen!

Dü?ünebiliyor musunuz liderin fedakârl??ın?!

Apo’nun, kendisini, bir nevi “Kürtlerin Peygamberi” olarak görmesi, bence çok do?al. Nedenı derseniz…

Çünkü; söyledi?i, talimat verdi?i, önerdi?i, k?sacas? a?zından çıkan her şey, taraftarlarınca fetva olarak alg?lan?yor.

Hiçbir fikrine kar??, en ufak bir ele?tiri dahi yapılm?yor, yapılmad?, yapılam?yor.

O’nun haricinde kimse, ama kimse, farklı tek bir söz dahi söylemedi, söyleyemedi, yeni bir fikir ortaya atamad?, atmad?.

Söylüyormu? gibi olanlar ise, bizzat kendisi veya sadık köleleri tarafından hemen susturuldu veya cezalandırıld?.

“Biraz ba??m a?r?yor” dedi, “Apo’nun sa?l?iş sağlığımızdır” dediler.

“Yalnız kaldım, canım sık?l?yor” dedi, “Apo’ya uygulanan tecride son” dediler.

“Ba??m? biraz e?mek için kafama bastırd?lar” dedi, “Apo’ya uzanan eller kırılsın” dediler. Dediler de dediler…

S?rf Apo için, “Yeter artık” anlamına gelen “Edi bese” kampanyaları ba?lattılar. Eylemler yaptılar, bombalad?lar, molotof kokteyller attılar, yüzlerce arabayı sabote ettiler, yaktılar.

Gerçekten de anla??l?yor ki, HEP ile ba?layan süreçten DTP ile devam eden sürece kadar, içlerinden hiç kimse yeni bir ki?ilik olarak, farklı bir ki?ilik olarak, kendi özgür iradesini ortaya koyabilecek bir ki?ilik olarak, ortaya çıkmad?lar, çıkamad?lar. Hepsi görüntüydü, göstermelikti k?sacas?.

Meselâ, Apo, Doğu ve Güneydoğu’nun, yüz yılı a?kındır süren kemikle?mi? sorunları olan töre cinayetlerinden, a?iretler aras? çat??malardan, kan davalarından, genç k?z intiharlarından, ba?lık paras? ve berdel gibi ça?d??? uygulamalardan hiç bahsetmedi örne?in.

Giderek artan nüfus ve buna ba?lı olarak dev gibi büyüyen i?sizlikten, açlıktan, yoksulluktan hiç dem vurmad?, bir kez olsun.

??siz-güçsüz gençlerin uyu?turucu gibi kötü al??kanlıklar edinmesini de hiç dile getirmedi meselâ.

Yine i?siz güçsüz gençlerin, hatta çocuk ya?ta olanlarının, kapkaç, h?rsızlık ve uyu?turucu gibi çe?itli mafya ve çetelerinin eline dü?mesine de aldırmad?, tİpkı di?erleri gibi.

Aslına bak?l?rsa, Apo’nun; “Artan nüfus ve i?sizlik, do?al olarak örgüte katılım? artır?r” söyleminden ne kadar keyif aldığın?, ellerini ovu?turdu?unu tahmin etmek, çok da zor olmasa gerek, bu durumda.

Hani Kürt halkını düşünüyordunuz! “Halkımız” diyordunuz, onlar için var?z diyordunuz! Niye, kemikle?mi?, kansere dönü?mü? bu sorunları bir parça olsun çözmek için en küçük bir adım? dahi hiç, ama hiç atmadınız?

Çünkü, ya “Apo’dan bu konularda bir talimat gelmedi” veya e?er adım atarsak, “B?rakın bu fani i?leri, siz dediklerimi yapın yeter” f?rçasını Apo’dan yiyebiliriz diye düşündünüz muhtemelen!

Derin bir nefes alİp, tekrar dönelim biricik Öcalan’a…

Apo, ?mralı yolculu?unun ilk dakikalarında “Hizmetinizdeyim” demi?, sergiledi?i ürkek tav?r ve gösterdi?i çabuk teslimiyet nedeniyle de “korkak” denmi?ti o’nun için. Önceden hissettiği pis politikalar (!) nedeniyle de biraz “yumu?ak” bir duru?u vardı. Bunu, aynen Apo da ifade etti zaten.

Evet, o ruh haliyle, uçakta belki biraz, bir kez de olsa, sadece ve sadece kendisi için, korkmu?tu! Tamam olabilir, insanlık hali bu! Ancakkkk, daha sonraki yumu?ak tavrı ise, kesinlikle ve kesinlikle, sadece halkı içindi!

Sa? olasın, eksik olma (!) Apo, ama artık Kürt vatandaşların üzerinden elini çek. Onlar sensiz de (!) yapabilirler, onların da aklı var, fikri var, ruhu var, karakterleri var, bunları zaman zaman kabul etmeyip, sinirlendi?inde a?a??lasan da.

Tamam, bir kez daha kabul, sen tek’sin, bir’sin, en’sin, çok’sun! Ama, bu kadar fedakârlık da olmaz yani!

O mübarek (!) elini, eskiden Suriye’de oldu?u gibi fanilanın içinden sokarak yuvarlak göbe?ini keyifle ve nara atarak ka??yabilirsin aslında.

B?rak artık bu yüce fedakârl???(!), biraz da sen rahat et ve biraz kendine, sadece ve sadece kendine zaman ay?r, ara sıra nefeslen, hiç olmazsa bu sefer sadece kendin için, and verdim Allah a?kına!

Sabahattin Talu

sabahattintalu@gmail.com

Yorumlar

Ne düşündüğünüzü yazın...





Partiler